CEYLA AKIN ,BİR YAŞAM MÜHENDİSİNDEN TAVSİYELER .....

Yarıyıl tatilinde, Ceylin’le Paris

Scroll down to content

 

PARİS  je t’aime;

Paris ,her gittiğimde bana ayrı bir hikaye anlattı, bambaşka, büyülü bir masalın içinde yaşattı.

IMG_9813

Eyfel Kulesi, ışıklandırılınca bir başka güzel.

 

 

 

IMG_0146

Ceylin’le  ,yarıyıl tatili yurt dışı seyehatlerimiz ,artık geleneksel hale geldi.

Ocak ayı,  Avrupa’da yeniyıl tatili sonrasına geliyor.Turistik sezon da olmadığından uçak biletleri ve otel konaklama fiyatları çok uygun.Bir de Türkiye’ deki sömestr tatiline yakın bir tarihe, önceden  ayarlama yaparsanız, sizin de sanat,tarih,keşif , heyecan dolu unutulmaz Paris anılarınız ,birbirinden güzel fotoğraflarınız olabilir.Her şeyde olduğu gibi bu işler de yani gezme,görme işleri de biraz yoğunlaşma ve cesaret istiyor.Bence en önemlisi, odaklanmak.Hep söylediğim gibi, neye odaklanırsak hayatımıza onu çekiyoruz,çoğaltıyoruz,büyütüyoruz.Ben de gezmeye,görmeye,keşfetmeye,anı biriktirmeye odaklıyım.Hayatıma da tüm bunları kolaylıkla çekiyorum,çoğaltıyorum.

Ceylin’le Paris programı yapmadan önce Paris’e sadece bir kez ,2012 yılında paket tur alarak gitmiştim.Beneluks -Paris ,7 gece 8 gün bir turdu. Paris’te sadece 2 gün gezme imkanım olmuştu, tabi o zaman da metroyla kendim keşfetmiştim.

Büyük ama, kolay bir metro sistemi vardı.Bütün turistik noktalara metro ile çok kolay ulaşılabiliyordu.Eyfel Kulesi;  gündüz ayrı ihtişamlı ,gece ışıklandırmasıyla ayrı büyüleyiciydi,St. Michael Notre Dame Katedrali,Montmartre ,Ressamlar tepesi,Sacrecour Katedrali, Cahamps Elysees Caddesi,Marais bölgesi,tam günlük metro bileti alarak, çok rahat gezmiştim.Yeme içme işleri euro nun da etkisiyle biraz bütçe zorlayıcıydı, biraz fast food takviyesi yapmıştım.

Paris seyehatimiz için uçak biletlerimizi ,  2016 yılı ocak ayı sonlarında bir tarih için eylül ayı başında Pegasus hava yollarından satın aldım.Otelimiz Hotel Agora’yı da yine aynı zamanlarda , Booking.com sitesi üzerinden rezerve ettim.Fransa, Avrupa Birliği Ülkesi olduğu için ,Shengen vizesi alıyorsunuz ,ben vizelerimizi kendim aldım.Fransa, uzun süreli vize veriyor ve evrak konusunda çok sıkıntı çıkarmıyor, biraz fiyat farkıyla kişi başı 50 Euro kadar,aracı firmalar yardımıyla da vizenizi alabilirsiniz.Toplam maliyeti  kişi başı 80-120 Euro arası.

Otelimiz,Paris’in en merkezi noktalarından birinde, Les Halles Metro durağına çok az yürüme mesafesindeydi.

Paris’te de ,bir çok Avrupa şehrinde olduğu gibi ,şehir merkezindeki otellerin büyük çoğunluğu ,restore edilmiş tarihi binalar.Bizim otelimiz de böyle bir binaydı.Odada özel banyo olması  bile fiyatta baya fark yaratıyor, genellikle oteller ortak banyolu.Özel banyo benim için önemli , bu sebeple özel banyolu , kahvaltı vermeyen bir otel seçtim.Yeri çok güzeldi, temizdi,iyi ısınıyordu,sürekli sıcak su vardı ,memnun kaldık.Tavsiye ederim.

Uçağımız sabahın erken saatlerinde Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan hareket etti. Kar yağışı ve tipi olmasına rağmen tam saatinde kalktı.

Pegasus Havayolları ,bu konuda çok tutarlı.Keyfi iptalleri ya da rötarları olmuyor. Seyahatlerimde,uygun fiyatları ve  bu prensiplerinden dolayı genellikle Pegasus Havayolları ‘nı tercih ediyorum.Bu zamana kadar bir sıkıntı yaşamadım.

Öğle saatlerinde,  Paris Orly Havaalanı’na indik.Orly Hava alanı küçük ve kolay.

İki terminali var.Orly Sud ,ve Orly Ouest, Pegasus Havayolları Orly Sud ‘a iniyor.Pasaport kontrolünde yoğunluk yoktu.Hızlıca ,sıkıntısız geçtik.Metro ile bağlantılı daha uzak bölgelere giden RER tren hattı var. Orly Val  Treni ile RER  hattına gidebiliyor,oradan metroya aktarma yapabiliyorsunuz.

IMG_9430

Shuttle otobüslerin içinde,  otobüs duraklarını gösteren broşürler de bulabilirsiniz.

Bir de,  hava alanı çıkış kapısıın tam karşısında durakları olan  shuttle şeklinde otobüsler var.Taksiler de bu durakların yanında ,taksi ücretleri fazla olduğu için (ortalama 50 Euro).Bana shuttle otobüslerle merkezi bir noktaya gidip oradan metroyla otele gitmek daha pratik geldi. Kişi başı 7 Euro olan ücreti ,otobüsün içinde şoföre ödedik. Yarım saatte merkeze geldik, indiğimiz nokta, Concorde Meydanında,İnvalides metro durağının tam önüydü.Metro ile otele geçişimiz çok kolay oldu.Bu arada bir hatırlatma yapmak istiyorum.Metro durağındaki bilet gişesinde görevli yoktu.Bilet otomatı da sadece madeni parayla çalışıyordu.Bavullarımızla, duraktan tekrar caddeye çıkıp ,en yakın kafede, kahve içerek para bozdurduk. Bozuk paranız yoksa metroya inmeden hazırlayın.

IMG_7556

Otelimizin balkonundan manzaramız harikaydı.Karşı çaprazımız, Les Halles metro durağı ve alışveriş merkezi. Karşımız sıra sıra sevimli kafeler ,sabah kahvaltılarımızı kişi başı  ortalama 5-6 Euro ya o kafelerde yaptık.Kahve ve kruvasan en sevdiğimiz kahvaltı.

Otelimize çok rahat ulaştık, yerleştik ,aldık haritamızı elimize Hotel De Ville ‘ye doğru yürüdük ,Oradan Notre Dame Katedralini gezdik ,fotoğrafladık.Uygun fiyat ,lezzet ve orjinal Fransız lezzetleri bulabileceğimiz restoranların Quarter Latin bölgesinde olduğunu okumuştum.

IMG_9270

Notre Dame Katedrali’nden Montebello Köprüsü boyunca ,Lüksemburg Bahçelerine doğru yürümeye devam ettik.En ucuz hediyelik eşya dükkanları bu civarda ,hava oldukça soğuk olduğu için biz de bir dükkandan Paris’li berelerimizi aldık ve hemen kafamıza geçirdik.

Quarter Latin Bölgesi , turistlerle ve gençlerle dolu,hareketli cıvıl cıvıldı.Restoranlar giriş kapılarının yanına set menü fiyatları yazan tabelalar koymuşlar.Salata ,ana yemek,tatlıdan oluşan menü ortalama 15 Euro.

IMG_0174

Notre Dame Katedrali ,gece ayrı güzel.

IMG_8084

Ve restoranların tabelalarında görünce ,denemeye karar verdiğimiz salyangoz.

Ceylin’in,  salyangozla sınavı çok çetin geçti.Kendini  çok zorladı, ama deneyemedi.Verdiğim 10 Euro nun da motivasyonuyla  ben denedim,iki ya da üç tanesini yemeye çalıştım.Ama devam edemedim,toprak kokusu ve tadı aldım.O kadar da soslamışlar, özel  kaşıkları ,bıçakları da  var ,ama damağımıza uymadı damağımıza uymadı birkere.Cafe de Paris soslu biftek ve fırın patates candır dedik.

 

IMG_8089

Pastalardan birkaç çeşit denedik ,çok lezzetliydiler.

Ertesi gün ,sabah erkenden otelimizden on onbeş dakika yürüme mesafesindeki , Louvre  Müzesine gittik, ben daha önce gitmiştim ama çok vaktim olmadığı için hızlıca D kanadına gidip Mona Lisa  tablosunu bulmuş ,Japon turist izdihamından dolayı da çok ta fazla göremeiştim. Kış  sezonu olduğundan ,biraz da erken saatte ,saat 8 gibi gidince girişte sıra beklemedik, içerisi de neredeyse bomboştu.

IMG_8938

Mona Lisa ‘nın sergilendiği salonda sadece Ceylin ve ben.

Neredeyse tam bir günümüzü Louvre Müzesi’ne ayırdık,ve yine de çok az kısmını gezebildik, belki bir haftada anca gezilir,çok büyük ,çok detaylı muhteşem bir müze.

Akşam üzeri metroyla , Louvre durağından binip,Concorde durağından, İnvalides durağında inmek için aktarma yaptık.Champ De Mars durağına ,Eyfel Kulesine gittik, Eyfel ,ışıklandırılmış,nefes kesiciydi ,Ceylin’le bir süre uzaktan izledik.

IMG_8098

Büyüleyici Eyfel…

7 gece 8 günlük gezimizin diğer günlerinde 1 tam günümüzü , Disneyland’a ayırdık.Biletlerimizi çok önceden internetten almıştık,  kişi başı 15-20 Euro arası daha az ödedik.Otelimizin hemen karşısındaki merkez  metro istasyonundaki gişeden Disneyland’a gitmek istediğimizi söyleyerek gidiş dönüş biletlerimizi aldık.

RER-A  hattından Marne-La -Valle Chessy yönüne giden trene binerek 35 dakikalık bir yolculukla Disneyland’a ulaştık.

IMG_8196

Park girişinde ,yoğun güvenlik önlemleri var. Bütün eşyalarınızı hava alanı kontrolü gibi kontrol noktasından geçiriyorsunuz,sonra tam girişte polisler cihazlarla üzerinizi tarıyor. Bilet kontrolünden sonra parka girebiliyorsunuz.Biletinizi internetten aldıysanız hafta içi ya da hafta sonu farklı fiyatlar,ona dikkat ederek gelin ve mutlaka biletinizin barkotlu çıktısı yanınızda olsun.

IMG_8246

Disneyland iki ana parktan oluşuyor,1.si Park Disneyland,2.si Disney Stüdyoları.Parkın daha yeni açıldığı saatler ve kış dönemi olduğu halde park çılgınca kalabalıktı.Üstelik te hafta içi bir gündü.Bütün oyuncakların önünde kuyruklar metrelerce uzuyordu,Ceylin’in en çok binmek istediklerini seçip onların sıralarını bekledik,İndiana Jones rollingcoster’a Ceylin ‘in ısrarıyla ben de bindim, çok fazla korktum ,çok yüksek hızla  başaşağı gittiğimiz oldu, inince bir süre kendime gelemedim,sıra da olmadığı için Ceylin en az 5 kez binmiştir.Hareketli çizgi film karekterlernin şarkılar söylediği, tünellerin içinde dolaştığımız başka bölümler çok keyifliydi,ayrı bir dünyaydı sanki.

IMG_8528

IMG_8409

Disneyland,herkesin özellikle de çocukların kendi masallarında yaşayacağı hayal gibi,rüya gibi bir yer, deneyimlenmesini tavsiye ederim, sadece yeme içme işleri biraz fena ,fast food harici yiyecek birşey yok ve çok çok pahalı….

Montmartre ,Sacre Coure Bazilikasına gitmek için Port Dauphine ,haritada  koyu mavi renkle gösterilen hatta bindik ve Anvers durağında indik.Caddeden karşıya geçip yokuş boyunca tırmandık ,bu yamaç sokak boylu boyunca hediyelik dükkanlarıyla dolu,buradaki fiyatlarda merkeze göre daha ucuz.Tepeye ulaştığınızda Bazilika ‘nın merdivenleri başlıyor ,en alt basamaklarda en güzel fotoğraf karesini yakalaya bilirsiniz.

IMG_9521

Gece ışıklanmış halini görmek için başka bir akşam,tekrar geldik,gecesi de ayrı güzeldi.

Bazilika’nın arka tarafında kalan bölge ara sokaklardan çıkınca ,ressamlar tepesi, sokak ressamları ,kafeler ,güzel keyifli bir yer.

IMG_9627

IMG_0111

Otelimizin hemen yanındaki cadde ve ara sokaklarda keşifteyiz.

Hard Rock Cafe, bizim olmazsa olmazlarımızdan .Haliyle Hard Rock Cafe Paris ‘te gezi programımızın uğrak noktalarından birisiydi.

IMG_9212

Hard Rock Cafe ‘ye bir akşam üzeri Montmartre dönüşümüzde uğradık, Metroyla çok çok kolay ulaşabilirsiniz.Grand Boulevards  durağında inip, La Fayette yönüne doğru  biraz yürüyünce cadde üzerinde sağınızda ,Hard Rock Cafe ‘yi görüceksiniz.Biraz küçük,barı ve restoran kısmı kalabalık ve rezervasyon gerekiyor.Ürün satış bölümü ferah.Biz de restoranda yer bulamayınca ,bar kısmında oturup bişeyler içtik ,fiyatlar ortalama.

IMG_9432

Hard Rock Cafe,  Grands Boulevards metro durağında inip,cadde boyunca Lafayette ‘ye doğru biraz yürüyünce hemen sağınızda kalıyor.

Anne Kız , ocak ayı Paris tatilimiz gerçekten ,çok keyifli geçti.Hava soğuktu ama soğuk hava nedeniyle hiç bir planımızdan vaz geçmedik, Eyfel kulesi’ne çıkışımızda hiç sıra beklemedik, soğuk havayı hissetmedik. Kapalı mekanlarda daha fazla zaman geçirdik, müze girişlerinde kalabalık yoktu ,sıra beklemedik.Özetle kış dönemi Paris hem aşırı kalabalık değil hem de uçak bileti ve otel konaklama maliyetleri daha uygun.Biz çok eylendik darısı sizlerin başına….

 

 

One Reply to “Yarıyıl tatilinde, Ceylin’le Paris”

paracix için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: